“Spor alışkanlığının çocukluk döneminde kazandırılması lazım”

“Spor alışkanlığının çocukluk döneminde kazandırılması lazım”
19 Kasım 2015 13:23

2011 yılında İsveç’te düzenlenen Vücut Geliştirme Şampiyonası’nda 3’üncülüğü bulunan Spor Hocası Türker Sayar, spor bilgisine güvenerek Çanakkale’de Olimpik Spor Salonu’nu açtı. İsmetpaşa Mahallesi’nde bulunan spor salonunda kişiler; Powerlifting, fitness ve vücut geliştirme üzerine faaliyet gösterebilecek. İnsanların spor alışkanlığının çocukluk ve gençlik döneminde kazandırılmasının önemini belirten Sayar, serbest ağırlık çalışmanın vücut için daha yararlı olduğunu da sözlerine ekledi. Yeni açılmasına rağmen bir hayli ilginin olduğu Olimpik Spor Salonu’nda salon sporları üzerine Türker Sayar ile sizin için keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Bir spor hocası olarak ne zamandan beri sporun içerisindesiniz?

Ben 16 yaşımdan beri sporun içindeyim. Ailemin 91 senesinde Bandırma’da bir spor salonunu devralmasıyla başladım. Babamın da spor geçmişi vardı. Eski akrobatlardandır kendisi. 18-20’li yaşlarda sporu en yoğun olarak yaptığım dönemlerdi.  Zaman zaman ara vermek zorunda kaldım.

Bu süreç içerisinde hangi spor dallarıyla uğraştınız?

Yalnızca vücut geliştirme ile uğraştım. 12 senedir aslında yurtdışındaydım. 5-6 ay kadar önce Türkiye’ye döndüm. 10 sene İsveç’te, 2 sene de Norveç’te kaldım. Orada da part-time olarak antrenörlük yaptım. Antrenörlük belgesi aldım. Ocak 2015′ te Norveç’ in Stavanger şehrinde Crossfit kursuna katıldım. Zaman zaman vücut geliştirme ve fitness antrenmanlarına crossfit antrenmanı da ekleyerek çalışıyorum. Bu sistemi ilgi duyan üyelererimize de uygulayabilirim. Crossfit nedir? Crossfit, jimnastik, atletizm ve olimpik halter kaldırışlarının kombine edildiği, dolayısıyla izole kas çalışması yerine daha fazla kasın devreye girdiği, patlayıcı güç, dayanıklılık ve esnekliği geliştirmeyi amaçlayan, gün içerisinde hepimizin farkında olmadan yaptığı hareketlere odaklı bir antrenman sistemidir. Bütün dünyada kadın ve erkekler arasında epey ilgi görmekte ve hızla yayılmaktadır.

Çanakkale’de spor salonu açma fikri aklınıza nereden geldi?

Ben Bandırma’da büyüdüm. Burada arkadaşlarımız, aile dostlarımız vardı. Gelip gidiyorduk. Çanakkale’yi de seviyordum. Türkiye’ye geldiğim zaman da ‘Nereye yerleşeyim?’ diye düşünüyordum. Salonu açarak Çanakkale’ye yerleşmek için sanırım bahane yarattım kendime. Yurt dışından gelir gelmez buraya gelmedim. Antalya’yı İzmir’i dolaştım. Ancak gitmeden önceki eski havayı bulamadım. Bir de Çanakkale’yi deneyim dedim

Spor salonunuza gelen insanlar hangi sporları yapabilecekler?

Vücut geliştirme, Powerlifting ve fitness. Powerlifting Türkiye’de çok fazla yaygın olan bir şey değil. Yapılan hareketler; powerlifting, vücut geliştirme ve fitnessda genellikle aynıdır. Türkiye’de bir mantalite var. Fitness deyince koşu bandı, bisiklet falan gelir. Aslında fitness ağırlık antrenmanıyla yapılan bir spordur. Bu çok yanlış algılanmış, yanlış anlaşılarak yaygınlaşmış bir anlayıştır. Sadece programın biçimlendirilmesi farklıdır.

Çanakkalelilerin salon sporlarına ilgisi hakkında bir bilginiz var mıydı?

Aslına bakarsanız yoktu.  Ama salonu açalı az bir süre olmasına rağmen epey bir ilgi var. Şimdi biraz ukalalık gibi algılanacak ama ben bu işte kendime güveniyorum. Mutlaka diğer meslektaşlarımın da bilgileri vardır. Birileri ile kıyaslamak için değil, sadece kendi bildiğimle bu işi yapabileceğime inandığım için geldim. Çanakkale’de potansiyel olabileceğini düşünerek bu spor salonunu açtım.

Çalışan insanlar spora çok fazla vakit ayıramadıklarını söylerler hep. Sizce çalışan kişilerin spor ile ilişkilerini güçlendirmesi için neler yapması gerekir?

İnsanların spor yapmaya zaman bulamıyorum demesi bahane. Birazcık diğer faaliyetlerinden fedakarlık etmeleri gerektiğini düşünüyorum. Bu alışkanlık da çocukluktan gençlik döneminde kazandırılması daha önemlidir. Bunu kitap okuma alışkanlığına benzetebiliriz. İnsanlar genellikle spor salonlarındaki spor faaliyetlerine, ya kilo vermek bazen kilo almak bazen sosyal faaliyet olsun diye gidenler de var. Mesela insanlar geliyorlar, ‘ Hocam şu göbeği nasıl eriteceğiz?’ diye soruluyorlar. Göbeği eritirsin problem değil. Öncelikle spor yapma alışkanlığını kazanalım. Spora gelelim, spor yapalım. Önce bir yaşam tarzımızı değiştirelim. O göbeğiniz, baseniniz veya neyden rahatsızlık duyuyorsanız spor ile zaten yavaş yavaş gidecektir.  Tabi sizin yeme alışkanlığınızla da çok alakalı bir durum.

Bir Yorum Yazın

Reklam Alanı

Facebook Kutusu

Tasarım ve Programlama Engin Tasarım